Şunun için etiket arşivi: düğün

Kısmet Bağlanır mı?

İslami kına gecesi, Düğün, nisan, Sünnet 0542 511 12 11

İslami kına gecesi organizasyonu fiyatları 

Evlilik de Allah’ın muhkem emirlerinden biridir.

Herkesin kiminle evleneceğini, nasıl evleneceğini, nasıl yaşayacağını, boşanıp boşanmayacağını, ne zaman öleceğini; hepsini yazmıştır Allahu Teâlâ.

Hiç kimse farklı bir şey beklemesin!

Hâşâ! Allah’ın kaderini hafife alacak, mü’minin ağzından çıkması imansızlık sayılacak bir sözü de hiç kimse kullanmasın.

Bağlamak, çözmek inek için olur; insanın kaderini kimse bağlayamaz, kimse de çözemez. Öyle bir şey de yoktur. Bunlar iman zafiyetinden, bilgi zafiyetinden, dini koca karılardan ya da ihtiyarlardan öğrenmekten kaynaklanan şeylerdir.

Kimseye Allah “Yirmi beş yaşına gelince senin işin tamam.” diye bir taahhütte bulunmamıştır.

Herkese “Koşun, yürüyün.” demiştir. Kimini yirmi yaşında çocuk sahibi yapmıştır, kırk beş yaşına geldiğinde de torun sahibi olmuştur. Kimi de altmış yaşına gelir ne çocuğu ne de başka bir şeyi vardır. Kur’an böyle diyor! “Kimine çift veririz, kimine tek veririz, kimine hiç vermeyiz.” diyor Allah. Bize mi sorup da kaderi yazdı? Hayır, nasıl dilediyse öyle yazdı! Fakat herkes bulunduğu halle kazanacak veya kaybedecektir.

“Yirmi çocuğu olan cennete girecek.” Ya da “Çocuğu olmayan cennete girecek.” diye bir kural mı var? Hiçbir şey kesin değildir. Biz son nefese kadar, çalışıp didinmek zorundayız. Son nefese kadar ama!

Kadınlar İçin Güzel Kalmanın Sırrı

Esselamu aleyküm sevgili Keser Organizasyon takipçileri..

Sizlerinde bildiği gibi, medya da her gün kadınlara çeşit çeşit güzellik reçeteleri sunuluyor.

Bizim de bir reçetemiz var..

Tabii biraz farklı, ama onların hepsinden daha etkili.

Dini Kına Gecesi Organizasyon Paket ve Fiyatları

Kevser Organizasyon
İşte güzelleşmenin ve güzel kalmanın sırları:
Her gün gazetelerde, televizyonlarda kadınlara çeşit çeşit güzellik reçeteleri sunuluyor. Kimi bitkisel karışımlar tavsiye ediyor; kimi gelişen tıpla birlikte ortaya çıkan estetik ameliyatlar ve botoks gibi güzellik operasyonları tavsiye ediyor. Ben de bugün kadın okurlarıma, bunların hepsinden daha etkili olacak, güzelleşmenin ve güzel kalmanın sırrını söyleyeceğim, reçetesini vereceğim.
Güzelliğin ana reçetesi KAVGADAN KAÇINMAKTIR.
Çünkü:-
Kavga, kadını çirkinleştirir: Asık yüzlü bir kadın, güzel görünebilir mi?-
Kavga, kadını erken yaşlandırır: Her üzüntü, yüze bir minik bir çizik olarak yerleşiyor; çok kavga ettiğinizde yüzünüz çabuk kırışır. – Kavga, kadını yorar: Kavga sırasında yüksek bir enerji gelir; fakat kavga sonrası kadın birden tükenir, yaşam enerjisi azalır.-

İslami Kına Organizasyon Paket ve Fiyatları

 

Kavga, kadını hasta eder: Gerginlik baş ağrısı yapıyor; bel ya da boyun fıtığının en büyük sebebi de stres.- Kavga, kadının saçlarını döker: Erkekle mücadele, kadında, erkeklik hormonuna artırıyor, bu da kadında saç dökülmesine sebep oluyor.-
Kavga, kadını aptallaştırır:Kadın konuşurken sonuçlarını doğru hesap edemez; en çok kendi üzülür, en çok kendi zarar görür.- Kavga, kadını yalnızlaştırır: Kavga, kadını sevdiğinin gözünden düşürür; kadın bazen kocasıyla aynı evde, aynı yatakta yalnızdır; bazen kocaman bir evde tamamen yalnız kalır.Akıllı bir kadın, önce kendi için, beden ve ruh sağlığı ile mutluluğunu düşünerek kavgadan kaçınır.
Kavga kafamda hiç bitmiyor.” demişti bir hanım, eşiyle tartıştıktan sonraki ruh halini anlatmak için. Kendi halini anlatırken aynı zamanda, kadınların kavga sonrası halini de pek güzel özetlemişti farkında olmadan.
Kadın erkek farklılıkları, hayatın her alanında kendini gösterir. Farklılığın ortaya çıkmasında en önemli etken, beynimizi kullanma tarzımızdır. Kadınlar daha çok beynin duygusal merkezi olan sağ tarafı kullanırken, erkekler mantık tarafı olan sol tarafı kullanırlar.Bu farklılık; kavga öncesinde de sonrasında da çok fazla kendini belli eder. Tartışma esnasında kadın detayları konuşur, erkek sonuca bakar. Çok ciddi bir tartışma değilse iki tarafta sustuğunda erkek için olay bitmiştir. Fakat kadınlar basit bir tartışmayı bile kolay kolay kafasında bitiremez. Konuşulan konular, kadının kafasında döner de döner. Kafada kelimeler doğurur da doğurur. Geçmişte yaşadıkları tatsızlıklar gelir aklına, aynı şeyler için bir kez daha üzülür. Gelecek kaygıları bastırır, evliliği ile ilgili ümidi tükenir.-
Kavga; erkek için acı bir yemekse, kadın için zehirdir.O halde kadın, hem kavga çıkarmaktan kaçınmalı hem de çıkacak olan kavgaya engel olmak için elinden gelen gayreti göstermeli. Kadına yaratılıştan bu yetenek de verilmiş.Fakat günümüzde kadınlar kavga etmekten kaçınmadıkları gibi, kavga çıkarmaya da gayet meyilli davranıyorlar.Kadınlar eşitlik davası ile kışkırtılarak, “Eziliyorsun, kavga ede ede hakkını alacaksın.” diye yönlendiriliyorlar. Öyle ki kavga, günümüz kadının, yaşam dili, olmuş nerdeyse.- Kadın sevilmek istiyor; kavga ediyor.
– Kadın ilgi istiyor; kavga ediyor.
– Kadın anlayış istiyor; kavga ediyor.

Dini Kına Organizasyon Paket ve Fiyatları

 

Bir kaç gün önce “Haber 7” de bu sayfalarda çıkan bir haber vardı:
“Evliliği dır dır bitiriyor
“Ne aldatma, ne şiddetli geçimsizlik ne de aşkın bitmesi. ABD’de yapılan araştırma boşanmaların büyük çoğunluğunun ‘dırdır’dan kaynaklandığını ortaya koydu.”
“New yorkta bir merkezde Davranış Bilimleri ve Psikoloji Bölümü Başkan Yardımcısı olan Scott Wetzler, bu açıklamayla birlikte “kadınlar neden ‘dır dır’ eder?” sorusuna da şu yanıtı veriyor: “Karşısındaki kişilerden istedikleri şeyi alamayacağını düşünen kadınlar, bu kez düzenli bir şekilde ısrar ederek bunu gerçekleştireceklerine inanıyorlar. Aslında bu bir kısır döngü. Çünkü ‘dır dır’ her şeyi başa döndürüyor.”
Batı, baktı aile kurumu çöküyor, kadınlara verilen gazları çekmeye başladı. Kadınları erkeklerle eşit yapmaya uğraşırken, ne kadar kavgacı yaptıklarını daha yeni fark ettiler, geçmiş ola. Şimdi Batı; başarılı, kariyer sahibi, yalnız ve mutsuz kadınları aile yuvasına sahip çıkmaya çağırıyor. “Susun” diyor kadınlara “biraz susun, gitmez bu evlilik hayatı erkeklerle böyle kavga ederek” diyor.Fakat kadınların çoğu, kavganın bunca zararına rağmen “susun” diyeni sevmiyorlar. Nerde kavgayı kışkırtan varsa, onu dost zannediyorlar. Ağaçtan düşmüş yaralı bir kuş gibiler, dostu düşmanı ayırt edemiyorlar, yardım etmek isteyeni gagalıyorlar.

İslami Kına Gecesi Organizasyon Paket ve Fiyatları

Hayat kullanım kılavuzumuz, yüce kitabımız Kur’an-ı Kerîm de bize,
“Evin reisi erkektir; iyi kadınlar eşlerine gönülden saygı gösterenlerdir.” (Nisa, 4/34)
buyururken, mutluluğun reçetesini de vermiş zaten Yaradan. Batı hidayete erecek galiba yavaş yavaş, Kur’an-ı Kerîm’e geliyor; daha doğrusu ilim Batı’ya Kur’an’ı gösteriyor. İnşallah bu Batı sevdamızla onlar İslam’a gelirken biz gitmeyiz.Batı, bu vesile ile şunu da kabul etmiş oluyor: Aşkın en büyük düşmanı evlilik değilmiş; aşkın en büyük düşmanı, kavga gürültüymüş.Yazının başına dönersek, kadının güzellik ve mutluluk reçetesi “Kavgadan Kaçınmaktır.” Bunun için “Kavgadan kaçınma diyeti” yapmak gerekiyor:
Diyetimizin ana şartları, “asık yüz yok, eleştiri yok, suçlama yok, savunma yok, şikayet yok” Bunlardan uzak durun.”Tatlı dil, güler yüz, takdir ve teşekkür serbest.” Bolca kullanabilirsiniz.
Erkek tarafından çıkarılacak kavgaları önlemek için de “kibarca susma hapı” kullanın. Hapın kısa vadede biraz yan etkisi vardır; nefse ağır gelebilir, gurur, kibir ayaklanabilir; fakat bu tepkileri bastırırsanız, hapın faydasını çok göreceksiniz. Bu hap, sizi uzun vadede zarardan koruyacaktır. “Kibarca susma hapı” nın başka hiçbir yan etkisi yoktur, tamamen doğaldır ve çoğunlukla işe yarar.Biliyorum yine “kavga sever kadınlar” itiraz edecekler: “Erkeklerin hiç mi suçu yok? Kavgayı hep kadınlar mı çıkarıyor? Saygı duyacak erkek yok, kötü kocayla da mı kavga etmeyeceğiz?..”diyecekler. Bu soruların cevabını ben vermeyeyim, siz kendiniz bulun. Şu yukarıda verdiğim diyeti bir uygulayın, hanımlar. Merak etmeyin ölmezsiniz. Garanti veriyorum, zarar görmeyeceksiniz.
Fakat belki “çok sevilen, çok güzel bir kadın olacaksınız.” Denemeye değmez mi?

KEVSER ORGANİZASYON


 Kaliteli, Güleryüzlü, Zamanında ve Sorunsuz Hizmet

Hanımını İhmal Eden beyler !!!

Esselamu Aleykum..
Saygıdeğer beyefendiler ve kıymetli hanımefendiler….
 www.kevserorganizasyon.com sitesinin editörü olarak, oldukça yoğun ve yorucu geçen bir günün ardından, üstelik gribal ve birkaç da ufak tefek rahatsızlıklarıma rağmen,
“işimiz sadece organizasyonla bitmiyor, evlilik öncesi ve sonrasında da insanlara karşı sorumluluklarımız var”
diye düşünerek, yeni bilgiler eklemek ve sitemizde güncellemeler yapmak üzere bilgisayar başına geçtim..
Evlilik ve Aile hayatı ile ilgili birkaç yazı okuduktan sonra, bir yazarın başından geçen bir hadiseye rastladım..
beni oldukça etkileyen bu hikayeyi sizlerle de paylaşmaya karar verdim..
özellikle beylere hitap eden bu yazımızı okumanızı ve dostlarınızla paylaşmanızı istirham ediyorum..
bende hızlıca yazıyı sitemize ekleyip bilgisayar başından kalkayım.. evdekilerle biraz muhabbet iyi gider.. 🙂

Dini Kına Gecesi Organizasyon Paket ve Fiyatları

İşte hikayemiz..
Bir hanımefendi masadaki kitapların içinden Yeni Aile İlmihali’ni alıp evire çevire inceledikten sonra beyi ile anlaşamadıkları bir konuyu şöyle anlatmaya başladı

 Beyim büyük bir işletmede müdür. Kendisiyle her konuda anlaşıyoruz. Çok iyi bir insandır. Ancak bir konuyu bir türlü düzeltemedik. Akşam eve gelince işiyle ilgili dosyalar getirip açar, erken bitirirse bu defa da televizyona veya internete kilitlenir, benimle konuşmaya fırsat bulamadan da uykusu gelir, gidip yatağına uzanır. Böylece ben gündüz de yalnızım, akşam da yalnızım evde. Bunu bir türlü düzeltemedik. Kendisine sizin Aile İlmihali’nizi anlattım, Peygamberimizin aile hayatından örnekler çok net anlatılmış, bize de ışık tutabilir, alalım dedim. İtirazlı cevaplar verdi:20170906_191723– Bizim sorunlarımız dedi bu asra ait. O çözümler ise o asra ait. ‘Televizyon asrının sorunlarına o asrın çözümleri çare olabilir mi?’ diye de soru sordu. İşte kendisi de geliyor, bu konuda size de soru sorabilir.

Az sonra hürmetli, saygılı bir beyefendi geldi karşıma, selam ve saygıdan sonra, hemen konuya girdi.

– Sizin Yeni Aile İlmihali’nizi tavsiye ettiler, onu almak için geldik, ancak şöyle bir sorum olacak size. “Aile içi anlaşmazlıklara gösterilen çözümler geçmiş asra ait çözümlerdir. Biz ise şimdi televizyon, Telefon ve İnternet devrinin aile sorunlarını yaşıyoruz. Bunlara çözüm getirebilir mi o devrin örnekleri? Bunu merak ediyorum doğrusu,” dedi.

– İsterseniz dedim o devirden bir örnek arz edeyim televizyon devrinin aile reisine. Bakalım bir ölçü verir mi, bir çözüm sunar mı bu asrın insanlarına bir görelim.

– Buyurun merakla dinleyeceğim sizi, dedi.

– Peygamberimiz dedim, gün boyunca mescidinde ashabının işleriyle meşgul oluyor, çoğu zaman yatsıdan sonra evine dönebiliyordu.

Bir gün yine yatsı namazından sonra evine geldi, şöyle bir müddet dinlendikten sonra ailesinden izin isteyerek dedi ki:

– Aişe! İzin verir misin, Rabb’imle baş başa kalıp biraz namaz kılayım?

Aişe validemiz (r.anha):

– Ya Resulallah dedi, akşama kadar seninle konuşmayı çok özlüyorum. Birlikte sohbeti hiçbir şeye feda etmem. Ancak Rabb’imle baş başa olayım diyorsunuz, öyle ise namazınıza mani olamam. Buyurun namazınızı kılın. Ben bekleyeyim.

Burada dikkatinize arz etmek istediğim husus şudur:

– Resulullah (sas) Hazretleri, namaz kılmak için neden hanımından izin istiyor? Namaz için de hanımdan izin istenir mi? Siz ne diyorsunuz bu izin isteme olayına?

– Sahi neden namaz için izin istedi acaba? Ben de merak etmeye başladım doğrusu.

Dini Kına Gecesi Organizasyon Paket ve Fiyatları

– Çünkü yatsıdan sonraki saatler ailesine ayıracağı saatlerdir. Ailesinin saatlerini kullanmak ancak yine ailenin izniyle mümkün olmaktadır. İzin vermeseydi demek ki nafile namaza dahi durmayacak, onunla oturup konuşmayı tercih edecekti. Ne dersiniz bu örneğe? Geçmişten gelen bu örnek, yatsıdan sonra ailesini ihmal ederek televizyona kilitlenen çağdaş aile reislerine bir sınır çiziyor, bir ölçü veriyor mu? Hakları var mı bu aile reislerinin hanımlarına ait vakti saatlerce İnternete ve Televizyona kilitlenerek harcamaya? Sonra da konuşmadan yatıp uyumaya? Hanımı gündüz de gecede yapayalnız bırakmaya?

Bu sorulardan sonra ayaklarının ucuna bakarak düşünmeye başlayan müdür bey, neden sonra başını kaldırıp hanımına şöyle seslendi:

– Hanım! Hocamızın keşfi açık galiba! Akşamları seni ihmal ederek televizyona kilitlenişimi keşfetmiş olacak ki itirazı mümkün olmayan çarpıcı bir örnekle beni uyardı. Aile İlmihali’ni al da akşamları birlikte okuyalım. Galiba, günümüzdeki yanlışları düzeltecek yegâne örnekler de bunlar olsa gerektir. Şimdiye kadar biz farkına varmamış olsak da.


Kitap fuarındaki okur-yazar sohbetinden bir hatıra arz etmiş olduk. Bilmem size de bir mesajı var mı bu olayın?

Dini Kına Gecesi Organizasyon Paket ve Fiyatları

KEVSER ORGANİZASYON


 Kaliteli, Güleryüzlü, Zamanında ve Sorunsuz Hizmet

 

Eşinizi Seviyorsanız Onu Sabah Namazına Kaldırın

islami kına gecesi fiyatları 0542 511 12 11

islami kına gecesi fiyatları 0542 511 12 11

Şu dünya hayatında bir Müslüman erkek için İslam’ı yaşama konusunda kendisine yardımcı olan sâliha bir hanım dünyanın en hayırlı nimeti olduğu gibi, aynı özelliği taşıyan ve hanımına İslam’ı yaşaması için yardımcı olan sâlih bir koca da kadın için dünyanın en hayırlı nimetidir. Çünkü Efendimiz (s.a.s) buyuruyor ki : “Sahip olabileceğiniz en hayırlı dünya nimeti: Zikreden bir dil, şükreden bir kalp ve insanın imanı doğrultusunda İslam’ı yaşamasına yardımcı olan bir hanımdır.” (Tirmizi)

Gerçek sevgi, evlilik yıldönümlerini unuttuğu için eşlerine darılanların değil, günlerdir sabah namazına kaldırmayı unuttuğu için eşlerine gönül koyanların sevgisidir. Gerçek sevgi, eşini cehennem ateşinden korumak için çırpınanların, sabah namazına kalkamayan eşi için üzülenlerin, dertlenenlerin sevgisidir. Gerek sevgi, her gün gözünün önünde namazlarını terk ederek Allah’ın rızanı kaybeden eşleri için endişelenenlerin sevgisidir.

“Sabah namazını kıl. Çünkü sabah namazında gece ve gündüz melekleri şahit olarak bulunur.” (İsra, 17/78) ilahi talimatında belirtildiği gibi, birbirlerini sabah namazına kaldıran eşler, hem namazlarına hem de birbirlerine olan sevgi ve muhabbetlerine melekleri şahit tutan eşlerdir.

Eşlerini sabah namazına kaldıranlar, onlara dünyanın en kıymetli hediyesini vermiş olurlar. Çünkü Efendimiz (s.a.s) buyuruyor ki : “Sabah namazının iki rek`at sünneti, dünya ve dünyadaki her şeyden daha hayırlıdır.” (Müslim)

Yıllardır evli oldukları halde birbirlerine namaz konusunda nasihatte bulunmayan ve bir kez olsun eşlerini sabah namazına kaldırmayan kadınların ve erkeklerin sevgisi sadece bu dünya ile sınırlıdır. İslam’ı yaşama hususunda ve özellikle de namaz konusunda birbirlerine destek olan eşler, evlerinde oturdukları yerden Peygamber duası alan eşlerdir. Çünkü Rasûlullah (s.a.s) buyuruyor ki: “Geceleyin kalkıp namaz kılan, karısını da kaldıran, kalkmazsa yüzüne su serperek uyandıran kimseye Allah merhamet etsin. Aynı şekilde geceleyin kalkıp namaz kılan, kocasını da uyandıran, uyanmazsa yüzüne su serperek uykusunu kaçıran kadına da Allah merhamet etsin.” (Ebû Dâvûd) “Gece birbirlerini uyandırarak namaz kılan kadınlar ve erkekler, Allah’ı çok anan erkekler ve Allah’ı çok anan kadınlararasına yazılırlar. (Ebû Dâvûd)

Sabah ezanı okunurken uyuyan eşine “Hadi bakalımk, sen bu evin erkeğisin, kalk! Sabah namazını camide cemaatle kıl” diyen, eşinin uykusu ağır basarsa “Bak Efendimiz (s.a.s) buyuruyor ki: “Münafıklara en ağır gelen namaz; yatsı ve sabah namazlarıdır. Eğer insanlar, bunlarda ne büyük mükâfatlar olduğunu bilselerdi sürünerek dahi olsa bu namazlarda camiye giderlerdi” (Ebu Davud)” diyerek eşini teşvik eden, nasihat eden ve camiye uğurlayan kadın, Efendimiz’in ( s.a.s) övdüğü ve dua ettiği kadındır. Eşi mescide gidemezse, “Geç bakalım öne, bir imamlık yap da hiç olmazsa evde cemaat yapalım” diyen kadın, eşini gerçekten seven Sâliha kadındır.

Sabah ezanı okunurken uyuyan hanımına “Hadi bakalım hanım, kalk! Sabah namazı vakti geldi” diyerek hanımını uyandıran, eşinin uykusu ağır basarsa “Kalk hanım’ Bak Efendimiz (s.a.s) buyuruyor ki: “Kim sabah namazını kılarsa Allah’ın himayesi ve koruması altındadır” (Müslim) ailemizi bugün Allah’ın korumasından mahrum etmeyelim” diyerek eşini teşvik eden erkek, hanımını gerçekten seven sâlih bir erkektir

Abdulaziz KIRANŞAL

kendinizi eş olarak alır mıydınız?

 20170821_221355
 Hanımlar!!
Eğer erkek olsaydınız kendinizi eş olarak alır mıydınız?
Şu anki eş halinizi göz önüne alarak cevaplayın. Eşinizle ev haliniz; iletişiminiz, konuşmanız, yürüyüşünüz, bakışınız, güler yüzünüz, ev içi giyiminiz, kuşamınız, harcamalarınız, kendi öz bakımınız, eşinize sunduğunuz görsellik ve cinsel hayatınıza verdiğiniz değer yani kadınlık yönleriniz ve bir problem çıktığında tavrınız, kocanıza karşı tutumunuz, gösterdiğiniz saygı, insanlık yönleriniz; yani ona ve ailesine verdiğiniz değerle hepsini bir arada kendinizi bir gözden geçirerek cevap verirseniz kendinizle ilgili daha doğru değerlendirme yapmış olursunuz. Erkek olsaydınız, karşınızda da şu anki halinizle kadın olarak siz duruyor olsaydınız kendinizi eş olarak ister miydiniz?
Eksiklerinizin farkında mısınız, farkındaysanız düzeltmek için neler yapıyorsunuz?

Beyler!!!
Eğer kadın olsaydınız kendinizi eş olarak alır mıydınız?
Şu anki eş halinizi göz önüne alarak cevaplayın. Eşinizle iletişiminiz, ona karşı tavırlarınız, kendinize ve eşinize verdiğiniz değer, kendi öz bakım ve ev içi giyiminiz ve tavırlarınız, cinsel hayatınızda ona verdiğiniz değer, erkek olarak duruşunuz, ailenin sorumluluğunu üstlenişiniz, eşinizin ailesi ile ilişkileriniz, eşinizin maddi ihtiyaçlarını karşılamada tutumunuz, onun beklentilerine karşı tavrınız, onun sevgi ve şefkat isteğine verdiğiniz cevap, erkek olarak ona verdiğiniz güven…hepsi bir arada kendinizi bir gözden geçirerek cevap verirseniz kendinizle ilgili daha doğru değerlendirme yapmış olursunuz. Kadın olsaydınız, karşınızda da şu anki halinizle koca olarak siz duruyor olsaydınız, kendinizi eş olarak ister miydiniz?
Eksiklerinizin farkında mısınız?
farkındaysanız düzeltmek için neler yapıyorsunuz?

Bekarlara ise şöyle sorayım.
Siz karşı cins olsaydınız kendinizle evlenmek ister miydiniz?
Cevabı evlendiğinizde eşinizi nasıl bir kadın ya da erkek bekliyor onu düşünerek verebilirsiniz. Bir kadın ya da erkek olarak ona nasıl bir eş olacağınızı düşünüyorsunuz? O sizde neleri bulacak? Sizi neden alsın ya da istesin? Ona nasıl bir eş olacaksınız? Karşıya geçip kendinize bakın. Hangi yönlerinizle kendinizi almak hangi yönlerinizden kaçmak isterdiniz?
İnsan hep beklentilere odaklanıyor, bulamayınca hayal kırıklığı ile öfke biriktiriyor. Oysa beklentiler bir tarafa bırakılıp herkes eşine ne verdiğine, ona nasıl bir eş olduğuna ya da olacağına odaklansa çok daha mutlu yuvalar olur diye düşünüyorum.

Yazar :
Sema Maraşlı

Evlilik Görüşmesi Nasıl Olmalı?

Evlilik görüşmesi nasıl olmalı

İslami Düğün, Dini Düğün Organizasyonlarımız Hakkında Bilgi Almak için Tıklayın..

Sokak kıyafeti değilse de, bedeni teşhir eden bir kıyafet olmamalıdır; ortası olan bir kıyafetle çıkmalıdır.

İki gencin evlilik maksatlı görüşmesi evvela, halvet hâlinde olmamalıdır. Muhakkak yanlarında üçüncü bir kişi çocuk da olsa bulunsun.

İlk ve en önemli husus, birbirlerinin fiziğini beğenmeleridir. Önce bedenler uyuşmalıdır. Bu beden uyuşmasından taviz verilmemelidir. Cemaati iyi olması, ailesinin kalitesi diğerlerini yok saymaya yetmez. Evlenecek olan bedenlerdir, cemaatler değildir.

Sonra da beklentiler üzerinde konuşulabilir. Beklentileri de, konuşulabilirler, konuşulamazlar olarak ikiye ayırabiliriz.
Yaşanılacak şehir, ortam, konuşulabilir.
Sosyal ortam konuşulabilir.
Çok da konuşarak işi sulandırmamak gerekir.
Konuşmaktan çok kimlik araştırması yapmak gerekiyor

Nureddin YILDIZ


Nişan ve Kına Gecesi organizasyonlarımız hakkında bilgi almak için tıklayın

Evlenmek düşüncesiyle görüşecek olan tarafların yanında, mutlaka üçüncü bir şahıs hazır olmalıdır. Aksi halde “halvet” olarak tabir edilen “başbaşa yalnız kalma” söz konusu olur ki, bu caiz değildir. Bu görüşmenin içine konuşma, sohbet etme, tarafların birbirlerinden talep ve isteklerini dile getirmeleri de girer. Çünkü gerek konuşmadaki tutukluk veya kekemelik, gerekse ses tonu; tarafların düşünce ve kültür seviyeleri daha çok konuşunca açığa çıkar.

Bu görüşme ve konuşmalardan bir müddet sonra, tarafların birbirleri hakkındaki kanaat ve intibaları belli olur. Çok geçmeden kararlarını bildirirler. Dinî müsaade bir defalık görüşme için vardır. Üç-beş defa görüşme hem ciddiyetten uzaktır, hem de kurulacak ailenin sağlığı açısından bir faydası yoktur.

Bu meseleye Şâfiî mezhebinin bakışı, aile müessesesinin vakar ve ciddiyetini göstermesi bakımından dikkat çekicidir. Evlenmek isteyen kişinin, talip olmadan önce kıza bakması gerekir. Bundan kızın ve ailesinin haberinin olmaması lâzımdır. Bu şekilde davranmak kızın ve ailesinin şerefi açısından daha münasiptir. Eğer kızı beğenirse talip olur, böylece kız da, ailesi de incinmemiş olur. Makul ve tecrübeye şayan olan görüş de budur. Kızın izni olsun olmasın, bakmanın caiz olduğunu gösteren hadis-i şerifler de bu görüşü teyid etmektedir.

Nikâha kadar bundan sonraki görüşmelerde, herhangi yabancı bir kadına bakmada olduğu gibi, şehevî bir duygu taşımamak kaydıyla bakmakta bir mahzurun olmadığı açıktır.

Selam ve dua ile…
Sorularla İslamiyet

 


İslami Düğün, Dini Düğün Organizasyonlarımız Hakkında Bilgi Almak için Tıklayın..

Evlilik görüşmesi

Sual: Müslüman bir erkekle kız evlenmeden önce, aralarındaki görüşmeler nasıl olmalı, neler konuşulmalı ve neler sorulmalı? Bunların yanında, başka bir kimsenin olması gerekir mi?
CEVAP
Kızla erkeğin oturup pazarlığa girişmeleri doğru değildir. Yani sünnet olan o görüşme, pazarlık yeri ve zamanı değildir. Birbirine uygun olup olmadıkları, zaten aileler arasında konuşulur, sorulup araştırılır. Her bakımdan evlenmeleri uygun görülürse, kızla oğlanın görüşmesi ondan sonra olmalıdır. Namaz kılıyor mu, yeterli geliri var mı, hangi okulu bitirdi, mizacı, huyu nasıldır, ehliyeti var mı, oğlan annesiyle mi oturacak gibi öğrenilmesi istenen şeyler, daha önce aileler arasında konuşulup halledilir. Yani aileler, akrabalar araştırıp, evlenmeye mani halleri olmadıkları meydana çıktıktan sonra, gençlerin, fiziki olarak birbirini görmeleri sağlanır. Bu da kısa olabilir.Görüşme, halvete mani olacak şekilde olmalıdır. Mesela, odanın kapısı, hafif aralıklı olmalı veya kızın mahrem bir erkek akrabası bulunmalı yahut erkeğin mahrem bir kadın akrabası olmalı. Mesela annesi, bacısı, halası, teyzesi, ninesi olabilir. Kızın veya oğlanın babası da, içeride durabilir.Oğlanla kız birbirlerinin dengiyse, buna büyüklerin tavsiye ve tecrübeleri de eklenince, artık ince eleyip sık dokumak uygun olmaz.Eskiden, çocuklarını evlendirecek olanlar, büyük bir zata sorarlar, o da, uygun dedikten sonra evlendirirlermiş. Zamanla, sormadan iş yapıyor denilmesin diye sormalar başlamış. Uygun denmesine rağmen, (Kız istemiyor, oğlan beğenmiyor) diyerek o zatın sözüne uymuyorlarmış. Bu aileler, tekrar, (Başka bir talip var mı) diye sordurunca, o zat da, (Bizim bulduğumuzu beğenmiyorlar, kendileri at pazarından baksınlar) dermiş.

Şu hâlde, kime danışıyorsak, söz dinleyeceksek danışmalıyız, dinlemeyeceksek hiç danışmamalıyız.

Evlilik görüşmesinde
Sual: Taraflar, yakınları tarafından gerekli araştırmayı yapıp, karar verme safhasındayken, sünnet olan evlilik görüşmesinde, her iki taraf, neler konuşur, neler yapar?
CEVAP
Sadece görünüşüne, konuşmasına, sağır, dilsiz, kör, topal, çolak gibi bedenî bir kusurunun olup olmadığına bakılır. Orada evlilik pazarlığı yapılmaz. Ben şunları isterim gibi şeyler söylenmez. Onlar daha önce yakınları tarafından konuşulup karara bağlanır. Evlilik görüşmesinde, her iş bittikten sonra, sadece görünüşe bakılır.

kaynak: dinimiz islam sayfası

Nikahın Bölümleri

Nikahın bölümleriİSLAM’DA NİKÂHIN RÜKÜNLARI

Nikâh sözcüğü Arapça “nekeha” fiilinden bir mastar olup erkeğin kadınla evlenmesi ve onunla cinsel temasta bulunması anlamına gelir. Bu sözcüğün “evlilik akdi” anlamı mecaz, “cinsel temas” anlamı ise gerçek anlamdır. Bir fıkıh terimi olarak nikâh; şer’an evlenme engeli bulunmayan bir kadının, cinsel yönlerinden yararlanmayı erkeğe mübah kılan rizaî bir akittir.[39]

Nikâhın Rükünleri

 

Bir şeyin varlığı kendi varlığına bağlı olan ve onun yapısından bir parça teşkil eden ana unsura “rükün” denir. Evlilik akdi için “icap ve kabul” bir rükündür. Çünkü evlenme akdinin varlığı tarafların bu evliliği karşılıklı olarak kabul etmesine bağlıdır. Evlilik akdinde şahitlerin bulunması, akdin şartıdır.

Hanefilere göre evlilik akdinin rükünleri icap ve kabulden ibarettir. Çoğunluk mezhep imamlarına göre ise evliliğin rükünleri dört tane olup siyga (icap ve kabul), kadın, koca ve evlenecek kadının velisidir.  Evlilik akdinin konusu, yani eşlerin bu evlilikten gayeleri, birbirinin cinsel yönlerinden yararlanmadır. Bu yüzden yalnız ev hizmetlerini görmek üzere yapılacak bir akit bir “iş sözleşmesi” olabilir. Nikâh akdinde karı-koca hayatının yaşanması asıldır. Mehir, evliliğin kendisine bağlı olduğu bir rükün değil nafaka gibi evliliğin hükümlerindendir.

İcap, evlenme akdi taraflarından birisinin ilk olarak yaptığı tekliftir. “Benimle evlenmeyi kabul et!” teklifine, karşı tarafın “Kabul ettim.” şeklindeki cevabı “kabul” niteliğindedir. Burada ilk teklifin karı veya koca tarafından yapılması sonucu etkilemez. İlk teklif icap, ikincisi kabul niteliğindedir. Çoğunluk İslam fakihlerine göre icap, kadının velisi veya vekili tarafından erkeğe yapılan evlendirme teklifidir. Kabul ise kocanın bu teklife verdiği olumlu cevaptan ibarettir.[40]

Anne Babanın izni olmadan evlilik yapılırmı?

Nikâhın Şartları

قال رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أيُّمَا امْرَأةٍ نَكَحَتْ بِغَيْرِ إذْنِ وَلِيِّهَا فإنَّ نِكَاحَهَا بِاطَلٌ، ثَلاثَ مَرَّاتٍ. وَإنْ دَخَلَ بِهَا فَالْمَهْرُ لَهَا بِمَا اسْتَحَلَّ مِنْ فَرْجِهَا. فإنِ اشْتَجَرُوا فَالسُّلْطَانُ وَلِيُّ مَنْ لاَ وَلِيَّ لَهُ أخرجه أبو داود والترمذي

Resûlullah aleyhissalatu vesselam “Hangi kadın velisinin izni olmaksızın nikâhlanırsa onun nikâhı batıldır!” buyurdular ve bunu üç kere tekrar ettiler.  “Eğer kocası zifaf yaptıysa kadının fercinden helal addetmiş olması sebebiyle mehir kadınındır. Eğer (veliler) ihtilafa düşerlerse sultan, velisi olmayanların velisidir.”[45]

قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لاَ نِكَاحَ إِلاَّ بِوَلِيٍ وَشَاهِدَيْنِ المصنف-ابن أبي شيبة

Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Veli ve iki şahit olmaksızın nikâh olmaz.” [46]

قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لاَ نِكَاحَ اِلاَّ بِوَلي وَشَاهِدَيْ عَدْلٍ  

Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Veli ve iki adil şahit olmaksızın nikâh olmaz.” [47]

Velinin izni olmadan kıyılan nikâh sahih değildir, İmam Şafi ile İmam Ahmed ve bunların dışında daha pek çok ilim adamı bu görüştedirler. İmam Mâlik’in meşhur olan görüşü de budur. Bu mesele Hanefi uleması arasında ih­tilaflıdır:

a. İmam Ebu Hanife’ye göre hür ve mükellef bir kadının velisinin izni ya da haberi olmadan evlenmesi caizdir. Fakat kadının velisinin iznini alması müstehaptır. Hanefi mezhebinde zahir olan görüş de budur.

b. Hanefi mezhebinin meşhur ve muteber görüşüne göre velisinin izni olmadan dengi olmayan biriyle evlenen bir kadının nikâhı sahih olmakla beraber, bu nikâhın fes­hedilmesi daha evlâdır.[48]

Hanefi ulemasının bu konudaki delillerini şöy­lece sıralamak mümkündür:

قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ الأيِّمُ أحَقُّ بِنَفْسِهَا مِنْ وَلِيِّهَا. والْبِكْرُ تُسْتَأذَنُ في نَفْسِهَا، وَإذْنُهَا صُمَاتُهَا أخرجه الستة إلاّ البخاري

Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Dul, nefsine velisinden ehaktır. Bakireden nefsi hususunda izin alınır,  onun izni sükûtudur.”[49]

 قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أيُّمَا اِمْرَأةٍ زَوَّجَهَا وَلِيَّانِ فهِى لِلأَوَّلِ مِنْهُمَا. وَأيُّمَا رَجُلٍ بَاعَ بَيْعاً مِنْ رَجُلَيْنِ فَهُوَ لِلأَوَّلِ مِنْهُمَا أخرجه أصحاب السنن

Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Hangi kadını,  (seviyesi eşit) iki veli (iki ayrı şahsa) nikâhlamışsa kadın o iki veliden önce davranana aittir. Kim iki kişiye bir şey satmışsa o satılan şey birinci kimseye aittir.”[50]

Bu hadisler kadının kendi üzerinde velisinden fazla hak sahibi olduğunu ifade ediyor. Velisiz nikâhın sahih olmadığını ifade eden hadise gelince onun senedi muzdariptir. Çünkü mürsel mi, muttasıl mı, munkatı’ mı olduğunu kesinlikle anlamak mümkün değildir. Bu yüzden bu hadisi, Buharî ile Müs­lim Sahihlerine almamışlar. Tirmizî de bu hadisi Sünen’inde naklettikten sonra “Ebu Musa’nın hadisi hakkında ihtilaf vardır.” demiş ve bu ihtilaf­ları etraflıca anlatmıştır.

فَإِن طَلَّقَهَا فَلاَ تَحِلُّ لَهُ مِن بَعْدُ حَتَّىَ تَنكِحَ زَوْجًا غَيْرَهُ

“Eğer erkek, kadını (üçüncü defa) boşarsa ondan sonra kadın bir başka erkekle evlenmedikçe onu alması kendisine helal olmaz.”[51] Bu ayeti kerime de buna delalet etmektedir. Çünkü bu ayeti kerimede nikâh ahdi veliye değil biz­zat kadının kendisine izafe edilmiştir. Ancak ulemanın büyük çoğunluğu, İmam Ebu Hanife’ye itiraz ederek “Kocasız kadının kendi üzerinde velisinden fazla hak sahibi” olduğunu ifade eden hadis, kadının evleneceği erkeği tercih etmesi meselesiyle ilgilidir demişlerdir.

Şahitlerin erkek olması Hanefiler dışında cumhura göre şarttır. Evliliğin değeri ve öneminden dolayı sadece kadınların ya da bir erkek ve iki kadının şahitliğiyle evlilik yapılmaz. Mallar ve mali muamelelere ait şahitlik bu durumun dışındadır.

Hanefilere göre ise, evlilik akdinde bir erkek ve iki kadının şahitliği mallarda olduğu gibi caizdir. Çünkü kadın şahitliği yüklenme ve yerine getirme ehliyetine sahiptir.İslami düğün kevser organizasyon

 

  KEVSER
 ORGANİZASYON

İslami Düğün Nasıl Olmalı ?

İslami düğünler nasıl olmalı ?

İslami düğünler nasıl olmalı ?

İSLAMİ DÜĞÜN ORGANİZASYONU NASIL OLUR ?

İslami Kına Organizasyonu Fiyatları

 

İslami Düğün Organizasyonu Fiyatları

Değerli okurlar, helal dairesi keyfiyete kâfidir. Ancak toplumumuzun İslami düğün konusundaki algısı bugün dinin eğlence kültürüne bakışını neredeyse hiç yansıtmıyor gibi. Çünkü peygamber efendimiz dönemindeki İslami düğün algısı bugünün anlayışından çok çok ileridedir. Örneğin peygamber efendimiz meşru çerçevede eğlenceye müsaade etmiş buna karşı Hz. Ebu Bekir gibi önemli sahâbilerin bile bu konudaki olumsuz müdahalelerine yeri geldiğinde gerekli ikazı yapmıştır. [1] Günümüzde islami çerçevenin dışına taşan düğün ve eğlence kültürü içerik olarak çok geniş bir hal almıştır. Bunun en büyük nedenlerinden bir tanesi insanların eğlence ihtiyacını dini düğünler ile karşılayamayacağı düşüncesidir. Oysaki yukarda bahsettiğimiz gibi islami düğünün nasıl yapılacağına peygamber (sav) döneminden kıyas yapılarak yaklaşılırsa konu daha iyi anlaşılır. Peygamber dönemindeki islami düğün anlayışını şu başlıklar altında kısaca şöyle özetleyebiliriz:

İslami Düğün Organizasyonu Fiyatları

Düğünlerde Yemek Kültürü Yaygındı

Peygamber döneminde düğünlerde velime adı altında dağıtılan yemek o günün şartlarında cezp edici bir mefhumdur. Çünkü insanlar için temel yaşam unsurlarından belki de en önemlisi yiyecek içecek ihtiyacını bir öğün bile olsa karşılamak düğünlerin olmazsa olmazıydı. Bu örneği günümüze kıyas edecek olursak günümüzde de insanlara sevdiği yiyeceklerden ikram edilmesi düğünün renkliliğini ve çekiciliğini artıracak unsurlardan bir tanesidir.

Dini Düğün Organizasyonu Fiyatları

Düğünlerde Çalınan Enstrümanlar ve Söylenen Şarkılar

İnsanlar o günün müzik kültürüne binaen enstrüman olarak genelde def’i kullanıyorlardı. Günümüzün müzik kültürüne kıyas yapacak olursak bu alandaki enstrümanların daha da zengin olduğunu görürüz. Peygamber (sav) dönemi kültürel yapısını anlamaktan yoksun bazı kesimlerce radikal tutumlar sergilense de islami düğünlerde islam dışı zararlı bir algıyı yansıtmayan her türlü enstrüman kullanılabilir. Bunun Asr-ı Saadet döneminde birçok örneği vardır. Mesela Abdullah b. Zübeyir’in ut çalan cariyeleri vardı. [2] Ayrıca peygamberimizi meşhur taleal bedru aleynâ şarkısıyla karşılayanların defler eşliğinde bu şarkıları terennüm ettikleri de kaynaklarda yer alır. [3]

Ayrıca içeriği islam ilkelerine aykırı olmayan şarkılar da Peygamber efendimiz (sav) tarafından hoş karşılanmış hatta teşvik edilmiştir. Örneğin Hz. Ayşe Ensar’dan birinin düğününü yapıp gelini gönderdikten sonra Peygamber (sav) Hz. Ayşe’ye gelinle birlikte şarkıcılarda gönderdin mi diye sorar. Hayır cevabı alınca da keşke gelinle birlikte “Size geldik, size geldik Size selam, Bize selam Olmasaydı kızıl altınlar Görünmezdi alınlar olmasaydı siyah buğdaylar Semirmezdi vücutlar” diye şarkı söyleyecek birini gönderseydiniz demesi arkasından emir buyurarak o dönemde şarkıcı olarak bilinen Erneb’in (veya Zeyneb’in) ona ulaştırılması talimatını vermesi bunun örneklerindendir. [4] Yine Hz. Ömer’in çölde şarkı söyleyen bir adamın sesini duyduğunda “şarkı yolcunun azığındandır.” Sözü buna bir örnek olarak verilebilir. İçerik olarak isyana sevk etmeyen ve içerisinde islam dininin ruhuna aykırı unsurlar barındırmayan her türlü şarkı, bugünkü manasıyla ezgi, eğlence amaçlı terennüm edilebilir. [5] Ayrıca o dönemde islama saldırı araçlarından biri olan cahiliye şiirlerine, karşı saldırı amacıyla yazılan şiirleri de Peygamber efendimiz (sav) teşvik ediyordu. [6]

Düğünlerde ve Eğlencelerde Sergilenen Tiyatrolar ve Danslar

İslami Düğün Organizasyonu Fiyatları

 

İslam fıtrat dinidir. Çünkü kuran “Yüzünü doğru bir din olarak İslam’a, insanların fıtratına uygun olan dine çevir.” [7]  Der. Eğlence de belirli ölçüde fıtratın bir ihtiyacıdır. Bu ihtiyacın karşılanmaması fıtratımızda bulunan bedîiyyatı köreltir. Tabi ki bununda bir ölçüsü vardır. Dinimiz aşırılıklardan sakınmamızı emreder. [8] İslam dairesinin dışına çıkmadığımız müddetçe de bunda bir beis yoktur. Yine Asr-ı Saadet döneminde eğlenen kimselere peygamberimizin müdahale etmediği ve kendisinin de bunlara iştirak ederek seyrettiği [9] hatta dinin ruhuna aykırı olmayanları teşvik ettiği [10] birçok kaynakta bizlere aktarılmıştır. Yine Hz. Ayşe validemizden nakledilen bir hadisi şerifte Habeşli gençlerin tertip ettiği bir oyunu uzunca bir müddet Hz. Ayşe validemizle birlikte izlediğini biliyoruz. [11]

Yarışmalar

Günümüzde yer yer icra edilmeye çalışılan birçok yarışmanın temelinin de eski geleneklere ve göreneklere dayandığını günümüze ulaşan kaynaklardan bilmekteyiz. Yine Peygamber (sav) dönemine bakacak olursak at yarışı, [12] koşu gibi sporların o dönemde de yapıldığını görebiliriz. Hatta Peygamber efendimiz (sav) ile Hz. Ayşe’nin koşu yarışı yaptığı kaynaklarda bizlere aktarılmaktadır. [13] Günümüzde de bu ve buna benzer yarışmaları yine ölçü dışarısına taşırmadan icra edebiliriz.

Halk Hikâyeleri

İslami Düğün Organizasyonu Fiyatları

 

Yine düğünlerin ve eğlenceli muhabbetlerin vazgeçilmezlerinden bir tanesi de halk hikâyeleridir. Düğünlerimizde veyahut düzenlediğimiz eğlencelerimizde kullanabileceğimiz birçok tarihi birikimimiz vardır. Ferhat ile Şirin, Aslı ile Kerem, Leyla ile Mecnun gibi karakterlerin hikayeleri; Nasreddin Hoca, Behlül Dânâ ve Timur gibi tarihi şahsiyetlerin hem güldüren hem düşündüren ve hem de ibretlik içeriklere sahip hikaye ve fıkraları; Yunus emre, Mevlana Celalettin-i Rumî gibi değerli kişilerin şiirleri, ilahileri ve özlü sözleri bunlara örnek olarak gösterilebilir.

Değerli okurlar, sonuç olarak Rabbimiz bize geniş bir eğlence sahası ihsan etmiştir. Bu konuda bazı sınırlamalar koymuşsa da bunun nedeni hem Dünya hem de Ahiret saadetimiz için olmasıdır. Onun haricinde sınırların dışına taşmayan her türlü eğlence mubah görülmüştür. Zaten yanlış algıdan kaynaklanan bazı uygulamalar eğlence kültürünü yok edip, bizleri ifrat ve tefrit arasında götürüp getirmektedir. Dini düğün organizasyonu algısını da toplum nezdinde itici bir hale dönüştürmektedir. Nihayetinde ya ahlaki erozyona uğramış toplumsal sorunlar ya da eğlenme duygusu körelmiş insanlar türemektedir. Bunun gibi kötü sonuçların doğmasını engellemek adına düzenlediğimiz eğlence veya düğün organizasyonlarını biraz daha özenerek ve renklendirerek yapmamız bizim hem ahiret, hem de Dünya saadetimiz için şarttır. Eğer bu konuda ehil değil isek islami düğün organize eden şirketlerle anlaşarak ve yahut da bu tür organizeler hakkında bilgi sahibi olan kişilerden yardım alarak organize etmemiz bizim hem dini hem de insani görevimizdir. Rabbim bu dini bizlere en ideal haliyle yaşamayı nasip etsin.

Mustafa BADEM / Sakarya Ünv. İlahiyat Fakültesi


KAYNAKÇA ;
[1] Buhari, Ideyn 2; Müslim, Ebu’l-Huseyn Müslim b. Haccac el-Kuşeyri, el-Camuı’s-Sahib, Ideyn 16.
[2] Muhammed Abdülhay el-Kettani, Teratibu’l-İdariyye, (Hz.Peygamberin Yönetiminde Sosyal Hayat ve Kurumlar),
2/344, Ahmet Özel, İstanbul, 1991.
[3] İnsanü’l-Uyun, 2/58
[4] İbn Mace, Nikah, 21; İbn Hacer, Şihabuddin Ebu’l-Fadl Ahmed b. Ali el-Askalani, el-İsabe fi Temyizi’s-sahabe, 8/4, Kalküta, 1853.
[5] Ahmed b. Muhammed b. Abdirabbih el- Endelusi, el-Ikdu’l-Ferid, 7/8-9, Beyrut, 1983. Allame Alaeddin Ali el-Müttaki b. Hüsameddin el-          Hindi el-Burhan Fevri, Kenzu’l-Ummal fi süneni’l-akval ve’l- Ef’al, 15/214, (I-XV) Beyrut, 1985.
[6] Şuara 26-224.
[7] Rûm suresi, 45. Ayet
[8] Nesâî, Hacc 217, (5, 268).
[9] Buhari, Nikah, 48. Beyhaki, (Ebu Bekr Ahmed b. Hüseyin el-Beyhaki) es-Sünenü’l-Kübra, 7/289, (I-X), Haydarabad, 1344.
[10] Buhari, Ideyn, 3; İbn Mace, Nikah, 21; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 6/187; Nesai, Ideyn, 36; Ahmed Naim-Kamil Miras, Sahih-i Buhari Muhtasarı- Tecrid-i Sarih Tercemesi, 3/151-160, Ankara, 1971.
[11] Buhari, Ideyn 2.
[12] Buharı, Salât 41; Ahmedb. Hanbel, Müsned, 11-11, VI, 299.
[13] İbn Mace Nikâh 50.


 

İSLAMİ DÜĞÜN NASIL OLMALI?

İslami Düğün Organizasyonu Fiyatları

 

Düğün-dernek, sünnet ve benzeri  merasimler hayatımızın en zevkli ve unutulmaz hatıralarının yaşandığı anlardır. Kendimizin ya da çocuklarımızın mürüvvetini görmek, evlenmek, evlendirmek, en mutlu olduğumuz ve bu mutluluğumuzu akraba, dost ve tanıdıklarımızla paylaştığımız, sevinç ve mutluluk vesilelerimizdir. Her şeyden önce bu merasimlerde Mevla Teâlâ’ya bizleri böyle sevinç ve mutluluğa kavuşturduğu için şükretmeli, bu merasimleri Rabbimizin rızasını kazanmak gayesiyle yapmalıyız.

“ Rabbimiz! Bize gözümüzü aydınlatacak eşler ve zürriyetler bağışla ve bizi takva sahiplerine önder kıl” ( Furkan 15/ 74) duası ve Allah’ın emri, peygamberin Kavliyle bir kıza talip olunması ; biz islamı din olarak kabul ettik, Rabbimiz ne derse o şekilde davranmayı kendimize   şiar edindik,  kim ne derse desin bizim için Rabbimizin rızası önemli demek olduğunu dile getirmek olduğunu unutmamalıyız.

 Komşular, akrabalar, misafirler ne der? Ne düşünürler? Aman şu da eksik olmasın aman şu da geri kalmasın” diyerek insanların memnuniyet ve rızaları en üst safhada ön plana çıkarılıyor. Rabbimizin rızası ise hiç akla getirilmiyor. Halbuki rahmani olması gereken bu sevinç ve mutluluk günlerimiz tamamen şeytani bir hale sokuluyor.

Temeli sağlam atılmayan binaların yıkılması ne kadar kolaysa,  dine ve fıtrata uygun olmayan, haramlar, israflar, bidatler ve hurafeler üzerine kurulan evliliklerin yıkılması da o kadar kolaydır. Hayırla başlayan her iş hayırla devam eder, şerle başlayan her iş düzeltmedikçe  şerle devam eder. Gömleğin ilk düğmesi yanlış iliklenmişse diğerleri de yanlış devam edecektir. Dinimizin ve neslimizin devamını sağlayacak aile müessesesi nefsani ve şeytani ölçüler bir kenara itilerek sadece ve sadece İslami ölçüler dikkate alınarak kurulmalıdır. Mutluluk ve huzur yalnız buna bağlıdır.

İlahili Düğün Organizasyonu Fiyatları

Evlenilecek kimsenin sadece dindar olması kâfidir. Zengin ve güzel olursa daha iyidir. Fakat dindar olmazsa zenginlik , güzellik işe yaramaz. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: ‘’Kadın, malı, güzelliği, asâleti ve dindarlığı için nikah edilir. Sen dindar olanı seç ki, maddi ve manevi nimete kavuşasın’’ [Buhari]. Salih kimse ile evlenirken fakirlikten korkmamalı. Çünkü Allahu Teâlâ, ‘’Eğer fakir iseler, Allah onları, evlenmeleri sebebiyle fazlı ile zengin yapar’’ buyuruyor (Nur 32). Bu yüzden ilk etapta evlendirileceklerin işine, maşına, evine, arabasına, yatına, malına değil, imanına, namazına, orucuna, ticaretindeki ve sözündeki doğruluğuna, anne-babasının ve yakınlarının dini yaşantılarına önem vermek elzemdir.

Şüphesiz ki evlilik konusunda önemli olan başka bir konu ise aracılık meselesidir. “Kim iyi işte aracılık ederse onun da o işten bir nasibi olur. Kim kötü bir işe aracılık ederse onun da ondan bir payı olur. Allah her şeyin karşılığını vericidir.” (Nisa 4/85). Müslüman bir ailenin oluşması, müslüman bir toplumun oluşmasına vesiledir. Bundan dolayı; Müslüman gençleri tesbit etmek, bunları tanıştırmak, evlenmelerine yardımcı olmak, nikahı kolaylaştırmak, maddi yardımda bulunmak, aralarında çıkabilecek anlaşmazlıklarda Kur’an ve sünnete müracaat etmelerini sağlamak gayretinde olmak şüphesiz iyilikte çığır açmak olacaktır.

Yoksa bugün bir takım sözde izdivaç programlarıyla insanları köle gibi hatta pazarda satılan bir mal gibi sergileyerek, her türlü ahlaksızlıklara göz yumarak, insanlarımızın gözlerinin içine baka baka onları kandırmak şerre aracılık etmekten başka bir şey değildir.

Semazenli Düğün Organizasyonu Fiyatları

Resulullah  Efendimiz; “ Evlenmenin en hayırlısı, en kolay ve külfetsiz olandır.” ( Ebu Davud ) buyururken bize bir yol haritası çizmiştir. Düğün tüm haramlara kapalı, tüm mübah tercihlere açık olmalıdır. Bir halkın inancını, yaşama biçimini, tercihlerini,  hoş görülerini ilk etapta düğünlerden öğrenebiliriz. Düğünler bir bakıma o halkın dini anlayışlarının aynasıdır. Önceliğin kime ve neye verildiği düğünlerden anlaşılır. Cahiliye devrinde bile görülmeyen rezalet sahneleri, içki alemleri, nikahlı nikahsız, karışık bir şekilde bütün kadın, erkek ve kızları diğerlerinin kollarına vererek dans adı altında, şeytan omuzlarında saatlerce tepişerek, kendisini ve herkesi zil zurna sarhoş ederek, cehalet ala vezni rezalet üzerine kurulan yuvadan, atılan temelden ne hayır gelir? Bunlardan ne derece hayırlı nesiller elde edilir? Allah, peygamber, milli anane, asalet, vakar ölçüleri nerde kaldılar? Kısa zaman sonra ise birbirini bırakıp başkalarına kaçmanın, boşanmak için mahkemelere koşmanın ailevi geçimsizlik ve anlaşmazlıkların başında bu temel çürüklüğünün sebebini aramak gerekir.

Bu yüzden “Nikahı ilan edin, onu mescitlerde yapın (Tirmizi) Hadis-i Şerif-i gereğince düğünlerimiz mescit–cami gibi insana huzur veren ve Allah’ın evleri olan mekanlarda çalgısız çengisiz ,mahremiyet sınırlarına son derece dikkat edilerek yapılmalıdır.

Yemek vermek Peygamberimizin sünnetidir. Kendisi de bizzat Muhterem Kızı Hz Zeynep validemizin düğününde böyle yapmıştır. Hadis-i Şerifte Efendimiz; “Düğün yemeği ilk gün haktır, ikinci gün meşrudur, üçüncü gün riya ve gösteriştir” (Kütüb-ü Sitte) buyurarak bir sınır çizmiştir.

Kuranlı Düğün Organizasyonu Fiyatları

Düğün sonunda evlenenler tebrik edilir ve hayır duada bulunulur. Nitekim Peygamber Efendimiz de “Allah mübarek etsin. Allah  sizi mutlu kılsın ve sizi hayırla bir araya getirsin” (Tirmizi, Nikah 7) duasıyla yeni evlenenlere niyazda bulunmuştur.

Özetleyecek olursak İslami bir düğün kelamların en güzeli olan Kur’an-ı Kerim’den bir aşır okuyarak başlanmalı, işinin ehli olan bir hoca efendinin Eşler arası görev ve sorumlulukları anlatan konuşmasıyla devam etmeli ve yemek gibi bir takım ikramlarla düğün şenlendirilmelidir. Başlangıcının ve sonunun belli olduğu, abartılı masrafların olmadığı  kısa düğün merasiminin sonunda özellikle damat ve gelin hanıma yapılan dualarla bu güzel merasime son verilmelidir…
(mevla teâlâ’nın emir ve yasakları ,onun rızası, peygamber efendimizin hayatı bize örnek olmalı. onun pek muhterem zevceleri, kızları nasıl evlenmişlerse bizler de aynı yolu izlemeliyiz. Bırakalım israfçılığı, haramlara bulaşmayı. Helal olana, meşru olana dönelim. Dini ve milli adet ve ananelerimiz bize kafidir. Bunları koruyalım dini ve milli birlik ve beraberliğimizi ancak böyle yaşatabiliriz.

İslami ölçülere göre düğün yapmak bizden mutluluk ve huzur Allah’tandır.

Fatih Medreseleri – Yazı İşleri Kurulu

İslami Düğün Organizasyonu Fiyatları

İslami Bir Düğün Nasıl Olmalı ?  Sorusuna gelecek olursak..

 

Evlilik münasebetiyle düzenlenen Düğün töreni ve Düğün merasimleri. Yeni bir hayat başlangıcı demek olan evlenmelere düğün adı altında düzenlenen eğlence ve törenlerle, neşe ve sevinç içinde girilmesi, dünyanın hemen her yerinde âdet halindedir. Ancak düğün gelenek ve âdetleri milletlere hatta yörelere göre değişiklik gösterir.

Evlilik gibi mühim bir hadisenin başlangıcı olan düğün konusunda İslâm’ın görüşü sorulagelmiştir. İslâm öncesi Arap örfünde bulunan düğün âdeti, İslâmî dönemde de düzeltilerek ve İslâm‘a uymayan yönleri kaldırılarak muhafaza edilmiştir. Rasûlullah (s.a.s.) zamanında uygulanan düğün adeti bizim için en güzel örnektir. O halde bu konudaki sünnetleri iyice öğrenmeli ve uymalıyız.

İslami Düğün Organizasyonu Fiyatları

Evlenen çiftlerin yeni hayata neşe içinde geçmeleri, eş-dost ve akrabalarının, hatta tüm din kardeşlerinin bu sevinçlerinde onlara katılabilmeleri için düğün yapmayı Hz. Peygamber (s.a.s.) tavsiye etmiştir. Rasûlullah (s.a.s.) yeni evlenen Abdurrahman b. Avf’a: “Düğün yap, bir koyunla da olsa ziyafet ver. ” buyurmuştur. (Buhari, es-Sahih, VI,142) İslâmî bir düğün nasıl olmalı, sorusuna gelince; bu sorunun kesin cevabı verilmiş ve İslâmî bir düğünün hudutları hiçbir zaman kesin olarak çizilmiş değildir. Bu nedenle de dünyanın her yanındaki müslümanlar arasında, İslâm’a uygun olsa da, düğünlerde farklılıklar görülmektedir. Yani müslümanlar müşterek bir düğün şekline sahip değildirler ve bunda da herhangi bir, mahzur yoktur. ‘

Düğün ve düğün esnasında uyulacak esas; her işimizde olduğu gibi helâl ve haram sınırını gözetmektir. Düğünlerimizde harama kaçmamak kaydıyla, kadınlar ve erkeklerin birbirlerine karışmaması, içki içilmemesi şartıyla eğlenebilirler. Düğünlerde tef* çalınması, şarkı söylenmesi de Peygamberimiz (s.a.s.)’in tasvip ve teşvik ettiği şeylerdendir. Hz. Âişe (r.a.)’dan rivâyet olunan bir hadîste Rasûlullah (s.a.s.) Ensar’dan bir kadının düğününden dönen Hz. Âişe (r.a.)’ye: “Yâ Âişe herhalde düğününüzde eğlence (çalgı) yoktu, halbuki Ensar eğlenceyi sever.” buyurmuştur. Bir başka rivâyette de: “Tefe vuracak ve şarkı söyleyecek bir cariye göndermediniz mi?” buyurunca Hz. Âişe “(Şarkı olarak) ne söylesin ya Rasûlallah?” demiş, Rasûlullah (s.a.s.) de: “Size geldik size geldik… ” diye başlayan bir kaside okumuş ve “Bunu okusun” buyurmuştur (Mansur Ali Nasıf, et-Tac, II-130). Bir başka hadiste de Hz. Peygamber (s.a.s.): “Helâl ve haram nikâh arasındaki fark (helâlinde) tef ve ses (şarkı) bulunmasıdır. ” buyurmuştur. (aynı eser).

Düğünlerimizde makûl ölçüde şarkıya ve çalgıya izin verilmişse de bu gibi şeylerde aşırıya kaçmak insanı harama düşme tehlikesiyle karşı karşıya bırakır. Ayrıca, düğünlerde okunacak şarkıların muhtevası inançlarımıza aykırı olmamalı ve isyana, harama teşvik etmemelidir. Çünkü harama vesile olan her şey haramdır.

Habil NAZLIGÜL

 

İslami Düğün Organizasyonu Fiyatları

Şunun için etiket arşivi: düğün