Yazılar

Bağcılar İslami Kına Gecesi Organizasyonu

Bağcılar İslami Kına Gecesi Organizasyonu

 

Kevser Organizasyon, islami kına gecesi ekibi olarak, muhteşem bir kına gecesi organizasyonunu daha alnımızın akı ile gerçekleştirdik..

İslami kına gecesi organizasyonu fiyatları için tıklayın

 

21 Mart 2018 çarşamba günü, İstanbul bağcılarda bulunan, IŞILDAK DÜĞÜN EVİ’nde Tuğba ve Bilal‘in İslami Kına Gecesi Organizasyonunu Gerçekleştirdik..

Dini kına gecesi organizasyonu fiyatları için tıklayın

AY ve DURSUN ailelerinin, tüm dost , akraba ve diğer davetlilerinin yoğun katılımı ile gerçekleşen organizasyonumuzda, Bayan İlahi Ekibimiz salon girişinde misafirlerimizi gül suyu ve lokumlar ile karşılayıp güleryüzlü bir şekilde yerlerini gösterdikten sonra, yine muhteşem bir görsel şov ile gelin ve damadımızı salona davet ettiler..

çiftlerimizin salona girişinden sonra İslami Kına programımız şöyle devam etti..

Sohbetli kına gecesi organizasyonu fiyatları için tıklayın

 

Bayan İlahi Grubumuz def eşliğinde ilahi ve ezgiler söyleyip davetlilere farklı bir atmosfer yaşatırken, aynı zamanda ilahilere davetlilerinde eşlik etmesi ile Kına gecemizin birlik ve bütünlüğünü sağladılar ve ailelerin birbirleri ile kaynaşmasına zemin hazırlayıp bu güzel İslami Kına gecesinin yaşandığı ortamı şenlendirdiler…

İslami Kına Organizasyonu boyunca Bayan Tasavvuf ekibimizin hazırladığı semazen gösterisi, gül merasimi, gelin kaynana atışması ve kahve ikram bölümü ile davetlilerimiz kah güldü, kah hüzünlendiler..
Sohbetli kına gecesi organizasyonu fiyatları için tıklayın

ve son olarak getirdiğimiz bindallı ve aksesuarları ekip arkadaşlarımız öncülüğünde sahiplerine ulaştırarak düzeni sağlamış olduk..

Çiftimizi tekrar kına türküleri ile salona aldıktan sonra, ne için kına yakıldığına dair anlattığımız hikayemizin ardından, anne baba ve diğer davetlilerden helallikler alınıp sağ elin kınası,
kayınvalide den de hediyesi alınıp, sol elin kınası yakıldı..

(annem ve gelin türküleri ile ve aşrı şerif ile başlayan kına yakma merasimimiz dua ile son buldu)

AY ve DURSUN ailelerinin gözbebekleri olan, Tuğba ve Bilal çiftimize bir ömür mutluluklar diliyoruz…

BAĞCILAR DA HİZMET VERDİĞİMİZ DİĞER NOKTALAR

  • Bağcılar Mahallesi İslami Kına Gecesi Organizasyonu ,
  • Bağlar Mahallesi İslami Kına Gecesi Organizasyonu ,
  • Barbaros Mahallesi İslami Kına Gecesi Organizasyonu ,
  • Çınar Mahallesi İslami Kına Gecesi Organizasyonu ,
  • Demirkapı Mahallesi İslami Kına Gecesi Organizasyonu ,
  • Evren Mahallesi İslami Kına Gecesi Organizasyonu ,
  • Fatih Mahallesi İslami Kına Gecesi Organizasyonu ,
  • Fevziçakmak Mahallesi İslami Kına Gecesi Organizasyonu ,
  • Göztepe Mahallesi İslami Kına Gecesi Organizasyonu ,
  • Güneşli Mahallesi İslami Kına Gecesi Organizasyonu ,
  • Hürriyet Mahallesi İslami Kına Gecesi Organizasyonu ,
  • Istoç Otomat Mahallesi İslami Kına Gecesi Organizasyonu ,
  • İnönü Mahallesi İslami Kına Gecesi Organizasyonu ,
  • İstoç İslami Kına Gecesi Organizasyonu ,
  • Kazımkarabekir Mahallesi İslami Kına Gecesi Organizasyonu ,
  • Kemalpaşa Mahallesi İslami Kına Gecesi Organizasyonu , 
  • Kirazlı Mahallesi İslami Kına Gecesi Organizasyonu ,
  • Mahmutbey Mahallesi İslami Kına Gecesi Organizasyonu ,
  • Sancaktepe Mahallesi İslami Kına Gecesi Organizasyonu ,
  • Yavuzselim Mahallesi İslami Kına Gecesi Organizasyonu ,
  • Yenigün Mahallesi İslami Kına Gecesi Organizasyonu ,
  • Yenimahalle Mahallesi İslami Kına Gecesi Organizasyonu ,
  • Yıldıztepe Mahallesi İslami Kına Gecesi Organizasyonu ,
  • Yüzyıl(100.Yıl) Mahallesi İslami Kına Gecesi Organizasyonu

Kartal Soğanlıkta İslami Düğün Organizasyonu

Yine aylardan ekim. Yıl 2015 ve birbirini çok seven İki güzel aşık..

Günlerden, bundan tam 2 yıl önce, dün 🙂

20171005_182603
Tüm sevdikleri ve sevenleri ELİF ve İSA YURTKURAN çiftimizin, Kartal Soğanlık Tuncay Düğün Salonunda ve tabiiki Kevser Organizasyon Farkı ile gerçekleşen İslami Düğün Organizasyonundaydı..

kendilerinin 2.  evlilik yılını kutlar, Ömür Boyu Mutluluklar Dileriz..

20171005_183550

Sizlerde Kartalda İslami Kına Gecesi Organizasyonu ve İslami Düğün Organizasyonu  Yapmak ve bunu Kevser Organizasyon Farkı ve ayrıcalığı ile yaşamak istiyorsanız..

kuranlı, sohbetli, İlahili, semazenli, mevlitli,  İslami Kına Gecesi ve İslami Düğün  organizasyonlarınız için bizi arayın..

kendinizi eş olarak alır mıydınız?

 20170821_221355
 Hanımlar!!
Eğer erkek olsaydınız kendinizi eş olarak alır mıydınız?
Şu anki eş halinizi göz önüne alarak cevaplayın. Eşinizle ev haliniz; iletişiminiz, konuşmanız, yürüyüşünüz, bakışınız, güler yüzünüz, ev içi giyiminiz, kuşamınız, harcamalarınız, kendi öz bakımınız, eşinize sunduğunuz görsellik ve cinsel hayatınıza verdiğiniz değer yani kadınlık yönleriniz ve bir problem çıktığında tavrınız, kocanıza karşı tutumunuz, gösterdiğiniz saygı, insanlık yönleriniz; yani ona ve ailesine verdiğiniz değerle hepsini bir arada kendinizi bir gözden geçirerek cevap verirseniz kendinizle ilgili daha doğru değerlendirme yapmış olursunuz. Erkek olsaydınız, karşınızda da şu anki halinizle kadın olarak siz duruyor olsaydınız kendinizi eş olarak ister miydiniz?
Eksiklerinizin farkında mısınız, farkındaysanız düzeltmek için neler yapıyorsunuz?

Beyler!!!
Eğer kadın olsaydınız kendinizi eş olarak alır mıydınız?
Şu anki eş halinizi göz önüne alarak cevaplayın. Eşinizle iletişiminiz, ona karşı tavırlarınız, kendinize ve eşinize verdiğiniz değer, kendi öz bakım ve ev içi giyiminiz ve tavırlarınız, cinsel hayatınızda ona verdiğiniz değer, erkek olarak duruşunuz, ailenin sorumluluğunu üstlenişiniz, eşinizin ailesi ile ilişkileriniz, eşinizin maddi ihtiyaçlarını karşılamada tutumunuz, onun beklentilerine karşı tavrınız, onun sevgi ve şefkat isteğine verdiğiniz cevap, erkek olarak ona verdiğiniz güven…hepsi bir arada kendinizi bir gözden geçirerek cevap verirseniz kendinizle ilgili daha doğru değerlendirme yapmış olursunuz. Kadın olsaydınız, karşınızda da şu anki halinizle koca olarak siz duruyor olsaydınız, kendinizi eş olarak ister miydiniz?
Eksiklerinizin farkında mısınız?
farkındaysanız düzeltmek için neler yapıyorsunuz?

Bekarlara ise şöyle sorayım.
Siz karşı cins olsaydınız kendinizle evlenmek ister miydiniz?
Cevabı evlendiğinizde eşinizi nasıl bir kadın ya da erkek bekliyor onu düşünerek verebilirsiniz. Bir kadın ya da erkek olarak ona nasıl bir eş olacağınızı düşünüyorsunuz? O sizde neleri bulacak? Sizi neden alsın ya da istesin? Ona nasıl bir eş olacaksınız? Karşıya geçip kendinize bakın. Hangi yönlerinizle kendinizi almak hangi yönlerinizden kaçmak isterdiniz?
İnsan hep beklentilere odaklanıyor, bulamayınca hayal kırıklığı ile öfke biriktiriyor. Oysa beklentiler bir tarafa bırakılıp herkes eşine ne verdiğine, ona nasıl bir eş olduğuna ya da olacağına odaklansa çok daha mutlu yuvalar olur diye düşünüyorum.

Yazar :
Sema Maraşlı

Para Harcayayım Derken Evliliğini Harcayanlar

İslami düğün organizasyonu 542 511 12 11

PARA HARCAYACAĞIM DERKEN EVLİLİĞİNİZİ HARCAMAYIN
Pek çok insan hayata güzel umutlarla bakar. En küçüğünden en büyüğüne herkesin hayalleri, idealleri, hedefleri vardır. Küçücük bir çocuğa “Büyünce ne olacaksın?” dense mesela hemen sıralamaya başlar çevresinde gözlemlediği kadarıyla en “istenilesi” olanları. Kimi zaman insanlar büyüdükçe hayalleri küçülse de en az “bir ev, bir araba” şart der herkes… Çünkü ancak bu şekilde rahat edeceğimize inanırız, ancak bu şekilde mutlu olacağımız kanısına kapılırız. Bunun tek suçlusu da biz değilizdir esasında, ne yazık ki yaşam koşullarımız bize bunu sunmuştur; istemek, arzu etmek, sınırsızca almak, aldıklarınla doyuma ulaşamamak…

PARAYLA SAADET OLMAZ

Halbuki eskilerin ağzından düşmeyen pek güzel sözler vardır; “Aza kanaat etmeyen çoğu bulamaz” gibi… “Azıcık aşım, kaygısız başım” gibi… Üstelik de bu sözler öyle “laf olsun” diye söylenmemiştir. Yaşanmışlıkların neticesi olarak günümüze gelmiştir. Düşününce mesela pek çoğumuzun bir anısı gelir aklına. Dedemiz ve ninemizi ziyarete gitmişiz bir yaz tatili günü. Şartlar şimdikinden çok farklı. Ne elimizden düşürmediğimiz telefonlarımız var, ne de gözümüzü ayırmadığımız bir televizyon. Sofralarda çeşit çeşit yemekler, yemekleri sunduğumuz birbirinden farklı tabaklar da yok. Trend takip etmiyoruz henüz ve henüz “Bir giydiğimi bir daha giymem” demiyoruz… Ama mutluyuz, huzurluyuz… Şimdi bir türlü ulaşamadığımız bir sükunet var hepimizde.

Ne ninemiz dedemize kızıyor “Evin eksiği çok” diye, ne de dedemiz ninemize söyleniyor “Sen ne çok alışveriş yapıyorsun” diye. Gerçekten azıcık aşları, ama kaygısız da başları var. Şimdiki koşullarımıza bakınca ne denli “kötü” şartlarda olduğumuzu anlamak için, çok değil on beş-yirmi yıl öncesine gitmek bile yeterli oluyor yani. Çağımızı saran alışveriş çılgınlığının yuvalarımızı da kapladığını anlamak için dedelerimiz ve ninelerimiz büyük bir nasihat gibi dikiliveriyor karşımıza…

YAPTIĞINIZ HARCAMALAR EŞİNİZLE ARANIZA GİRMESİN!

Özellikle de evliliklerin sarsılmasında en önemli etken olan, sinsi bir hastalık gibi sessizce yuvaları saran harcama güdüsü daha ilk tanışmada sirayet ediyor üzerimize. Düşününce pek çoğumuz hatırlarız buruk bir anı olarak kalan nişan ve düğün alışverişi zamanlarımızı. Çünkü çok nadirdir bu dönemi badiresiz atlatmış olanımız. Daha ilk günlerde başlar “Bana şu alınmadı, sana şu yapılmadı” muhabbetleri. Ve nasıl başlarsa öyle gidermiş hesabı aynı evin içine girince de bir türlü bitmez alışveriş tantanası. Uzağa gitmeye, eşten, dosttan, ahbaptan örnekler vermeye de gerek yok üstelik bu konuda. Pek çoğumuza aşina gelir eşimizle girdiğimiz harcama mevzulu diyaloglar. “Perdeler çok eskidi, artık değiştireceğim” diye bir mücadeleye girmiştir birçok hanım mesela. Ya da beyler “Ben almaktan bıktım artık, bitmedi şu evin eksiği bir türlü” diyerek sitem etmiştir laf arasında hanımına.

Bunlar her evin olmazsa olmaz sohbeti iken son zamanlarda “Çok bunaldım, alışveriş yapmam lazım”, “Depresyondayım biraz para harcayım”, “Al şu kredi kartını, biraz harca da dırdırından kurtulayım” muhabbetleri de eklendi aramızdaki ilişkiye. Üstelik de bu cümleler her kurulduğunda evimize soğuk rüzgarları da beraberinde getiriyor. Bir huzursuzluktur almış başını gidiyor. Eşler alışverişin müptelası olmuşçasına ne var dinliyor ne de yok. Paramız olsa da olmasa da harcamak istiyoruz. Bize sunulan cazip(!) seçenekler yaşam koşullarımızın önüne geçiyor. Bütçemiz yeterli mi diye düşünmeden deli gibi alıyor, almasak da alalım diye sürekli söyleniyoruz mesela. Yahut evde var mı yok mu diye düşünmeden, gerekli mi gereksiz mi diye ölçüp biçmeden indirim sitelerini gezinirken buluyoruz kendimizi. Sonrasında da başlıyor kavgalar, gürültüler, sessiz sitemler, söylenmeler…

ÇARŞININ GÜZELİ BİTMEZ!

Harcadıkça rahatladığını sanan beyler ya da hanımlar ay sonunda faturalar gelince de birbirini kırıp geçiriyor. “Nerde o eski günler” diye sitem ederken, aradığımız o günlerden harcadıkça uzaklaştığımızı akıl edemiyoruz. Bu konuda muzdarip olan pek çok çiftin var olduğunu belirten psikolojik danışman Hacer Gül de insanların para harcamalarının bir takım nedenleri olabileceğine vurgu yapıyor. Kimi insanın kendini iyi hissetmek, kimisinin öfke vb. duygularını bastırmak, kimisinin de statü yapmak yahut belirli bir topluluğa dahil olmak için alışveriş yaptığına değinen Gül, alışveriş tutkusu hakkında şunları söylüyor: “İnsanlar para harcama konusunda kendini kontrol edebilmeli ve bu kontrolü daimi olarak sürdürmelidirler. İnsan kendine yeni bir kıyafet, yeni bir araba, yeni bir eşya aldığı zaman kendini iyi hissedebilir. Fakat bu his kalıcı değildir. Üstelik de bütçe ayarlaması yapmaksızın bir anlık mutluluğa kapılarak yapılan alışverişler insanı bir süre sonra huzursuz etmeye başlar. Harcamalarına kıyasla daha az kazanan çiftler harcamalarından ötürü birbirlerini suçlar ve bu da ev içerisinde sorunları beraberinde getirir.”

BAZEN MUTLULUK BİR TAS ÇORBAYI PAYLAŞMAKTAN GEÇER

Yani problem ayağımızı yorganımıza göre uzatmamaktan kaynaklanıyor. Gönül her gördüğüne meylederken akıl her güzeli almaya güç yetmeyeceğine kanaat getirmiyor. Bizler de yuvalarımızın huzursuzluğunu bile umursamaksızın kendimizi bir alışveriş girdabının içine bırakıveriyoruz. Harcadıkça huzursuz oluyor, huzursuz oldukça harcıyoruz. Büyüklerimizin mutluluğuna gıpta ederken o mutluluğun bir tas çorbayı paylaşmaktan geçtiğini göz ardı ediyoruz. Halbuki her şeye sahip olunamayacağını idrak etsek, var olanın kıymetini bilsek, evliliğin bazen bir dilim ekmeği paylaşmak olduğunu, bilinçsizce atılan her adımın, yapılan her harcamanın bizi sonunda mutsuz kılacağını anlasak “Nerde o eski günler, eski aileler, huzurlu yuvalar” diye başlayan cümlelerimiz, yerini “Çok şükür ya Rabbi, bugün de evimde huzurlu uyuyorum” diye başlayan dualara bırakır. Ağzımız tatlı, evimiz bereketli, eşimizle aramız muhabbetli olur.